BİRTANEM BURAĞA.....
18 Aralık 2010 Cumartesi
Agora meyhanesinden geçerken bu akşam dertlendim gine..Bitecek derken yeniden doğmuyormuyum ben .Yeniden hasret gözyaşlarımla yaşamıor muyum:?Yüreğimdeki kor ateş devam edercesine yanmıyor mu:?Ben çaba sarfettiçe yeniden ateşler içerisinde yanmıor muyum:?Kör oldum ben göremiyorum önümü,arkamı,sagımı,solumu..Hiçbirşey umrumda olmuyor mu sanıorsun:?Bırakıp gitmek bile bana acı vermiyor mu yüreğim seni özlemiyor mu sanıyorsun::?Hergeçen kum saati gibi işleyen zaman seni benden neden çalıyor.?Ölüme gidercesine seni her yanımda hissedemeyince gözyaşlarım kendiliğinden akmıyor mu sanıyorsun.Anlamıyorum nedir bu yaşamın anlamı?Seni bulupta bulamamak mı yoksa bilipte bilemekmi asıl ümidim.Acıların içinde mutluluğu tadamamak mı .?Her duyduğum bu şarkı yeniden çalmıyor sevgilim.Yalnızlığımın sinerşisini yeniden dinliyoruz sevgilim. Bak şimdi istanbul konuşuyor.İstanbul bana seni hiç ummadığın kadar çok anlatıyor.Her dinlediğimde yüzbinlercesine çok daha fazla özlediğimi anımsatıyor.Yüreğimin derinliklerinde biryerde sadece sadece seni sevebilmeyi seviyorum.Belkide en anlamsızı senfonimin sesini duyamamak bu gece.Bu gece beni kendimle yalnızlığım konuşuyor.Her çan sesi çaldığında yine yalnızım yine.Uzat elini sevgilim yeniden bizim şarkımız çalsın....
16 Aralık 2010 Perşembe
YALNIZLIĞIMA
Yalnızlık....Saat 02:47.....
Sigaramın dumanı altında boğuluyorum.Zaman durdu.Hayaller söndü.Günbatımına ilerlemeden duygular derinleşmeye başladı.Özlemler,sevgiler,hergeçen gün artmaya başladı.Sevdiğimi yanımda görebilmeyi özlemek,birlikteyken bedbaht olabilmeyi özledi bu beden.
Bu beden seni tüm benliğiyle sarıp sarmalayıp şefkatle öpmeyi özledi.Bu genç kız kalbi bu boşlukta bir tek senin sevgine güvenip yok olmayı bilmeyi,beklemeyi,günden güne artan özlemi özledi sevgilim..Yanımdayken bile yalnız kalmayı severken bile bir mucize gibi görmeyi,gözlerim seninle ansızın çekip gitmeyi,sadece iki kişilik bir dünyada olabilmeyi,yok olabilmeyi özledi..Çift kişilik bedenlerde tek ruh olabilmeyi istedi.Yalnızlığın sınırlarını aşabilmeyi,sen varken ben yok olmayı istedi.Teninin kokusunu içine çekip aynı yatakta o tarif edilemez yalnızlığın içerisinde bir an başka hülyalara dalmayı istedi .Bu uyumayı ayrılığın atrtık acıdan hazza dönüşünü beklemeyi,bir bardakta çay içebilme zevkini seninle yaşamayi istedi..Her geçe yattığımda tek başıma geçen o ıssız geçelerde varlığını bilerek mutlu olmayı özledi.Bu ülkenin tüm
yalanlarından,düzenbazlıklarından,çarpıklıklarından,bozukluklarından,adaletsizliklerinden kurtulabilmeyi istedi.
Şimdi sen yanımda yoksun.Bedenim titriyor.Yalnızım bu gece.Ama isyan etmiyorum.İsyan etmek en büyük bencillik değil midir:?Yalnızlığım sana değil kendime,bedenime,ruhuma...Yıldızsız gecelerde yıldızları sayabilmekmiş yalnızlığım..Bir yol ayrımında tek başınayken çift kişi yürüyebilmekmiş.
Bu yalnızlık rıhtımında köprülerin altından geçebilmeyi görebilmekmiş...
Sevgililerin en Mertine
Askerim Burağa
15 Aralık 2010 Çarşamba
hayat felsefesi dediğimiz şey
senmiydin çekip giden ansızın
biliyordun severken sahiplenmeyi
ansızın kadere boyun eğmeyi
gitme kal deyişimde
anladım ki sen diye birşey yokmuş
asıl sen benmişim çünki.
asıl sahiplendiğim tek kişilik duygularımmış.......
kimbilir belkide çocuksu ruhum seni derinlerde bir yerde görebileceğime inanmakmış.
hani demiştin ya istinyede gezerken
seni her sahiplendiğimde yıldızlardan biri parlıyor.
asıl gerçeklik burda başlıyor diye söylemiştinya.
işte ben ozaman anladım ki seni senden sevebilmeyi seni benliğimden çözebilmeyi kimi zaman kalbimden beklemeyi o anda öğrendim.
farkındalık duygusundan habersiz kimi zaman egoist benliğim hiç ummadığın kadar seviyor seni ey sevgilim..
biliyorum hayatı çok anlamlı buluyordun..kimi zaman çift kişilik zamanlarda tek kişilik yaşıyordum..başkaları ne yaşarsa yaşasın benim için aşk yenme oyunu değildi.çünki asıl gerçeklik burada başlıyordu.asıl olan sendin
seni sahiplenmek duygusu çırılçıplak karşımdaydı...nereye gidersem gideyim seni koşulsuz sevmeyi buradan öğrendim.bu sabaş oyununda ne ben yenilmeyi göze alacak kadar cesaretliydim ne sen beni sevemeyecek kadar yüreksizdin...ben beklemeyi her nefesim kanadığında her veda sözleri dile geldiğinde,yorulduğumda,hep böle olacak dediğimde binlerce sevdalı göz sadece bizim aşkımızı görsün diye bekledim sevgili...
senmiydin çekip giden ansızın
biliyordun severken sahiplenmeyi
ansızın kadere boyun eğmeyi
gitme kal deyişimde
anladım ki sen diye birşey yokmuş
asıl sen benmişim çünki.
asıl sahiplendiğim tek kişilik duygularımmış.......
hani demiştin ya istinyede gezerken
seni her sahiplendiğimde yıldızlardan biri parlıyor.
asıl gerçeklik burda başlıyor diye söylemiştinya.
işte ben ozaman anladım ki seni senden sevebilmeyi seni benliğimden çözebilmeyi kimi zaman kalbimden beklemeyi o anda öğrendim.
farkındalık duygusundan habersiz kimi zaman egoist benliğim hiç ummadığın kadar seviyor seni ey sevgilim..
biliyorum hayatı çok anlamlı buluyordun..kimi zaman çift kişilik zamanlarda tek kişilik yaşıyordum..başkaları ne yaşarsa yaşasın benim için aşk yenme oyunu değildi.çünki asıl gerçeklik burada başlıyordu.asıl olan sendin
seni sahiplenmek duygusu çırılçıplak karşımdaydı...nereye gidersem gideyim seni koşulsuz sevmeyi buradan öğrendim.bu sabaş oyununda ne ben yenilmeyi göze alacak kadar cesaretliydim ne sen beni sevemeyecek kadar yüreksizdin...ben beklemeyi her nefesim kanadığında her veda sözleri dile geldiğinde,yorulduğumda,hep böle olacak dediğimde binlerce sevdalı göz sadece bizim aşkımızı görsün diye bekledim sevgili...
o kimsesiz yarışın içinde ben birtek seni bekledim sevgili..
çünki seni katıksız seviyorum........
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)